Euripides’in Bakkhalar’ı ve Dionysos

0
285

Tragedya türüne yaptığımız girişten sonra –şuradan ulaşabilirsiniz– nihayet sıra Euripides’in Bakkhalar’ına geldi. Euripideis’in ölümünden sonra yayınlanan tragedyası Bakkhalar Olympia tanrılarının sonuncusu Dionysos adlı tanrının geçmişine götürüyor bizi öncelikle.

Dionysos meşhur Seleme ve Zeus aşkının “tohumu”. Zaten Yunan mitolojisinde Zeus’un çocuklarını ve beraber olduğu kadınları takip etmek epey zor oluyor. Ama Zeus’un hayatındaki sabit kadının tanrıça Hera olduğunu biliyoruz. Hera’dan bahsetmemizin sebebi Seleme olayında Hera’nın büyük bir yerinin olması. Zeus ile Seleme beraber olunca kıskanan Hera yaşlı bir dilenci kılığına girip Seleme’yi Zeus’u gerçek formunda görmeye ikna eder ve Seleme Zeus’u tanrı formunda gördüğü zaman buna dayanamaz ve yanarak ölür. -malum Zeus şimşek tanrısı-Semele (opera) - Vikipedi

Seleme öldüğünde yedi aylık hamile olduğundan Zeus aşklarının meyvesi Dionysos’u alıp uyluk bölgesine yerleştirerek Hera’dan saklıyor ve vakti geldiğinde oradan ikinci kere Dionysos’u doğuruyor. Hera doğumundan sonra Titanlar ile anlaşarak Dionysos’u parçalara ayırıp pişirecekken kayınvalidesi Rhea tarafındna çocuğumuz tekrar kurtarılıp Athena ile parçaları birleştiriyor. Böylece Dionysos’un önemli özelliklerinden birisi olan iki kere doğma hadisesi gerçkleşmiş oluyor.

Oğlunu Hera’dan korumak isteyen Zeus onu bir keçiye dönüştrerek Nysa dağına bırakır. Orada sarmaşıklar tarafından korunarak büyüyen Dionysos bir gün üzüme denk gelir ve suyunu sıkarak şarabı keşfeder. Böylece öncelikle sarmaşıklarla bağlantısını kurduğumuz tanrı şimdi de şarap tanrısı olmuştur.

Olimpia tanrılarının tekne kazıntısı olan Dionysos sanki hiç kimse tarafından tam anlamı ile kabul görmemiş gibi zamanında. Nympha’lar ile dünyayı gezip kendine “kullar” ararken onun diğer tanrılardan ayrıldığı birçok özellik görüyoruz. Sanki tamamen paralel bir evrende normalde gördüğümüz ritüellerin sapkınlaştırılmış versiyonları bunlar.

Örneğin normalde Antik Yunan tanrıları için yapılan ibadetlerin kapalı bir alanda tapınak gibi ve gündüz saatlerinde yapıldığını biliyoruz. Burada onlar için kurban edilen hayvanların etleri ve kemikleri -Prometheus sağolsun- birbirinden ayrılıyor ve etler insanlar için kemiklerse tanrılar için yakılarak/pişirilerek ayin yapılıyor. Burada önemli nokta pişirilmesi.

Dionysos’ta ise ayinler geceleri ormanlar gibi açık alanlarda yapılıyor. Hayvanlar insanlar tarafından eller ile parçalanıyor ve çiğ olarak tüketiliyor. Normalde dinin liderleri genellikle erkekken burada kadınlar oluyor. Şimdi bir adım geri gittiğimizde Zeus’un Dionysos’u keçi olarak dağa bıraktığını hatırlıyoruz değil mi?

Bu kısım tamamen benim yorumum olmak ile beraber akla gelmesi çok da zor olmayan bir benzerlik görülüyor. Dionysos ve Satan arasında değil mi? En başta güncel kültürde satanizm ve keçi arasındaki bağlantı. Hayvanların canlı olarak kurban edilmesi şuandaki varsayımlarımızda Satanizm’de kanın içilmesi Dionysos dininde ise çiğ olarak tüketilmesi. Yine Satanizm’de Satan’dan sonra en üst kademenin bir kadın olan Lucifer’e atfedilmesi ve ayinlerin karanlıkta gerçekleştirilmesi gibi.

Hades gibi kötülük bazlı tanrılardan bahsediliyor ve onun yeraltında cezalandırıldığını da biliyoruz. Hades kötü olarak görülürken nedense Dionysos için böyle bir kötülük atfı bulunmuyor. Özellikle topluma sapkınlığı getirdiği söylenen bu tanrının hiçbir yaptırıma maruz kalmamasının sebebi babası olan Zeus sayesinde mi yoksa bunun altında yatan başka sebepler de var mı ne dersiniz?