Hasbihal

2
774

Bugünün yazısı diğer bütün yazılardan farklı, bugünün yazısı dertleşme iç dökme yazısı.

Sanırım size hiç bahsetmedim ama ben birinci sınıftan beri okulu sevemedim. Sistemi, anlayışı, yapısı kafes dövüşü öğrenci yarıştırmaları hiçbir zaman içime sinmedi. Hangi okula gittiysem şikayetçi oldum, sisteme sövdüm debelendim. Allah razı olsun ki ailem hiçbir zaman karışmadı benim okul seçimlerime lise tercihlerimi de üniversite tercihlerimi de kendim yazdım. İkisinde de ilk tercihimi tutturdum elhamdulillah. Ama ne liseme zevkle gidebildim ne de şimdi üniversiteme zevkle gidiyorum.

Ben lise eğitimimi Kartal Anadolu İmam Hatip lisesinde tamamladım, sekizinci sınıfta bir arkadaşın övmelere doyamaması üzerine tercihimde ilk sırada yerini aldı. Çoğu kız gibi gittiğimde erkek kız ayrı diye şaşıracak kadar alakasız değildim durumdan dört sene boyunca da erkeklerin eksikliğini hiç hissetmedim sınıfımda aksine o iyi ki yoklar dedim. Neden mi? Bütün lise hayatınızın pijama partisi samimiyetinde geçtiğini düşünün ne demek istediğimi anlarsınız.

Yağmurda ıslandığında okulda saçımı da yıkadım, sandelyeleri birleştirip günün yorgunluğunu güzel bir uyku ile de attım. On kızdan oluşan sınıfımızda kettledan tutun, yastığa kadar her şey vardı ve çok da rahattık. Şimdi baktığım zaman lisem ile ilgili olarak hatırladığım o kadar az kötü şey var ki şaşırıyorum aslında tüm o dört sene boyunca sınavlara laf edip ortalığı birbirine katan kız nerede? Sanırım o şuanki sınavlarına ve sistemine sövmekle meşgul.

Evet o dört sene boyunca kötü diyeceğim az şey var ama yine de var; saçma sapan kıyafet kurallarımız, gereğinden zor derslerimiz, her şeye karışma ihtiyacı hisseden birkaç öğretmen… Ama gerisi o kadar güzeldi ki… Şimdi eminim ki okumuyorlardır blogu ama bize gerçekten değer verip umursayan ve liseden sonrasına da bizi hazırlayan güzel hocalarımız da vardı, bize kitaplar öğreten, derste canımız sıkıldığında rahatlamamız için bahçeye yollayan, bizimle futbol oynayan derste kendisi oruçlu olmasına rağmen dışardan getirttiğimiz yemekleri yememize müsaade eden, kız sınıfı olduğu için seslenerek ya da kapıyı tıklatarak içeri girecek kadar anlayışlı ve özel hocalarımız vardı, belki de bu yüzden şimdi baktığımda iyi şeyleri daha çok hatırlıyorumdur kim bilir? Ama en önemlisi o okulun bana kattığı dostlarım var, hepsinin ayrı yeri olan birbirinden değerli dostlar. Sırf onlar için bile her şeye değmiş diyebilirim inanın.

Şimdi gelelim üniversiteye lise hayatı boyunca Arapçadan 2-3 arasında alan birisi olarak medeni cesaretim pek yüksek olacak ki Arap Dili ve Edebiyatı okumaya karar verdim. Bu sene ikinci sınıftayım hazırlıkla beraber üçüncü senem, hazırlık senesi “Sınıfı geçeyim bırakacağım…” demiştim ama pehh, bir seneme kıymamak için dört seneme kıydım. Okulda verim adına sıfır olan derslerden, verdiğinin milyon katını isteyen hocalardan ve onların sınavlarından bıktım, ileride üzerine hiçbir şey yapmayı düşünmediğim bir okula harcadığım emek, çaba, zaman beni tüketti, yedi bitirdi. Bir de üzerine girdiğim sınav stresi kafayı yedirtti. Bu sene bir de çan eğrisine geçmişiz hakkımızdan hayrola. Beni nasıl etkileyeceğini zerre bilmiyorum.

Belki bazılarınız okulu bırak diyecek ama kolay değil canlarım o işler öyle. Şimdi okulu bırak bir sene boşuna gitsin bu saatten sonra bu seneye nasıl adapte olayım? Ertesi sene yeniden sınava hazırlan, etti mi size iki yıl? E ben onu yapacağıma o iki senemi bu okula veririm üstüne son senede zaten nasıl bitti anlamam son yıllar hep öyle olmaz mı zaten? Hayatıma bakarım di mi ama? Vallahi öyle yaparım ama sayarım da söverim de, belalım olarak gördüğüm hocanın önüne devasa bir kariyer fırsatının çıkması için de dua ederim ki benden öteye gitsin nefes alayım. Sonra bir de döner lisedeki dört koca yılıma ve sonucuna bakarım ve dua ederim; “Allah’ım ne olur bu da böyle hayırlarla anacağım bir dönem olsun gelecekte, şimdi benim şer dediklerim zihnimden silinsin de geriye bir tek güzel anılar kalsın. Bir de yanımda taşıyacağım bir kaç tane daha dost edineyim, zira onlar hayatı çekilir kılan yeganelikler…”

Yazı içinde derdimi kendi kendime çözdüm şimdi sizden tek bir isteğim var bana bol bol ama boooool boooool dua etmeniz sınavlarım onundan on yedisine devam ediyor. Bana dua edin, yüreğim ferahlasın, sınavlardan çıktıkça onları neden dev aynasının karşısına oturtmuşum ki diyeyim kendi kendime olur mu?

Biliyorum sizi sıktım ne uzun yazı oldu yahu? Sonuna kadar dayanana taze biçilmiş çimen kokulu öpücükler, bana dua etmeyi unutmayın oldu mu :*

*dua etmeyeni çitlembikler kaçırıp yesin!

xoxo, madam kişot

 

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here