The Color Purple Cuma Ritüeli 37/dertleşme

0
552

Bu haftanın ritüel konuğu olan The Color Purple belki de hafta içinde gelen üzücü habere en yaraşır filmlerden birisi. Bu yazıdan önce hiç bahsinin geçmemiş olmasının sebebi ise yazıları genelde önceden yazıp zamanlamam. Neden bahsettiğimi hala anlamadıysanız yaşıtım olan Özgecan Aslan’ın vefatından bahsediyorum. Her gün kadınların şiddete maruz kaldığı, katledildiği, hor görüldüğü, taciz edildiği, tecavüze uğradığı bir dünyada yaşıyoruz.

Özellikle dünya kelimesinin altını çizmek istedim çünkü sosyal medyada en çok gözüme çarpan şey sürekli olarak iğrenç bir ülkede yaşadığımızdı. Bu ne yazık ki iki tane bile kitap okumamış, kadın hakları ve dünyada kadın olgusundan bir haber insanların yazabileceği bir cümle. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki en medeni/özgür asledilen Amerika’da bile birebir aynı niteliklere sahip olsa da işverenler erkeklere %10 öncelik tanıyor. Yine dünyanın bütün ülkelerinde oranlar değişse de kadınlar şiddete maruz kalıyor. Tüm bu yazdıklarım sonucunda da lütfen ülkemizin mükemmel olduğunu düşündüğüm sonucuna varmayın, sadece demem o ki siz kadın olarak değil insan olarak bakılacak bir ülke arayışındaysanız kendinizi yormayın. -tabii ki herkes bize bu şekilde davranmıyor ancak davranan bize yetiyor da artıyor bile-

Ben olayı ilk duyduğumda uyuyamadım içim acıdı, annesinin ne halde olduğunu düşündüm. Onu teşhis eden arkadaşının neler hissettiğini. Canının ne kadar yandığını, nasıl mücadele etmeye çalıştığını düşündükçe mideme bir yumru oturdu, kalbim ağırlaştı, gözlerim doldu. Öyle ya Özgecan da benimle aynı yaşta, hayata dair bir şeyler yapmaya daha yeni yeni başlamış gencecik bir kızdı. Yıllardır yabancı dizilerde cinayet, tecavüz, işkence vs. izlerken hep Türkiye’de bu kadar cani olmaz gibi gelirdi bana, neden bilmiyorum. Oysa eminim ki vardır. Varmış… Birine tecavüz edip öldürmek yeterince kötüyken üzerine onu yakmak korkunç, canavarca bir şey, hele de bir babanın bunu yapabilmesi ise içler acısı.

Biliyorum çok uzadı yazı, ama yine de yazmadan edemiyorum. Hepimiz biliyoruz ki kadın olmak zor. Kadın olmak toplum hayatına bir adım geriden başlamak demek. Geleceğiniz yer için daha çok çalışmak, tırnaklarınızla kazımak demek, kendinizi ispatlamaya çalışırken kendinizi tüketmek demek. Ve yine biliyoruz ki en azından sözlü tacize uğramamış olan yok aramızda… Kaç defa arkanızdan gelen adamın ayak seslerinden korkup bir dükkana girdiniz? Kaç defa yanınızdan geçen adam içini çekerek, küfrederek size laf attı? Kaç kere toplu taşıtlarda taciz edildiniz? Akşam tenha sokaklarda yürürken korkudan nasıl koştunuz evinize? Kaç kere hatim indirdiniz sağ salim eve varayım diye? Taksiye binerken plakayı yakınlarınıza attınız, dualar ettiniz, arabada yalnız kalınca korktunuz, şansınız varsa indiniz, yanınızda yavaşlayan arabadan ürküp duvarın dibine girdiniz, kendiniz korumak için ne kadar çaba gösterdiniz/gösteriyorsunuz değil mi? Gösteriyoruz değil mi?

Bunlar biter mi? Bitmez. Ancak birbirimize yardım edebiliriz. Toplu taşıma araçlarında tek başına oturan bir bayanın yanına oturarak onun tacize uğramasını engelleyebilirsiniz. Sizin üzerinize yapışan kadını dirseğinizle itmek yerine mümkün olduğunca ona yer açıp tacize uğramasını engelleyebilirsiniz. Sokakta, evde her yerde bir kadının dövüldüğünü, sövüldüğünü gördüğünüzde polisi arayabilirsiniz -bu konuda kendinizi tehlikeye atmamak adına sizi duymayacağı bir yerde bunu yapmaya dikkat edin- Bunların hiçbirini yapamasanız bile hemcinslerinizi yargılamadan, kalıplara sokmadan önce onu anlamaya çalışabilirsiniz. Ve unutmayın ki sadece biz birbirimize destek olsak bile çok şey değişir, dünya güzelleşir.

THE COLOR PURPLE - American Poster

Filmle ilgili söz söyleyecek yer bırakmadım değil mi? The Color Purple / Mor Yıllar filmi kadının kadına olan desteğinin ne denli büyük farklar yaratabileceğini ortaya koyan bir Steven Spielberg filmi. Genç siyahi bir güneyli olan Collie’nin yıllarca çektiği eziyetlerden sonra yeniden küllerinden doğuşu hepimiz için ilham verici. Sevgiyle ve duayla kalın…

xoxo, madam kişot

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here