Tragedyaya Ufak Bir Giriş ve Euripides’in Bakkhalar’ı

1
514

Instagram’da sizinle defalarca paylaşmıştım Coursera’da aldığım Ancient Greek&Roman Mythology kursunu. Bugün kursta incelediğimiz kitapların birkaçı geldi ve Euripides’in Bakkhalar’ı ile başladım okumaya. Okuduktan sonra da hem dönüp baktığımda kendim için kaynak olsun hem de ilgisini çekenlere özet şeklinde öğrendiklerimi aktarayım diyerek Tragedyaya Ufak Bir Giriş ve Euripides’in Bakkhalar’ı yazısını yazmaya karar verdim.

Euripides’in Bakkhalar kitabı Olimpia tanrılarının arasına katılan son isim olan Dionysos ve ona inanmayan Tebai Kralı Pentheus ve ailesinin hikayesini anlatıyor. Euripides’in Bakkhalar’ına girmeden önce isterseniz önce biraz tragedya türüne göz atalım.

Mitlerden daha sonraki yüzyıllarda ortaya çıkan tragedyalar için günümüz tiyatrosunun atası dersek yanılmış olmayız sanırım. Bilgimiz dahilinde dünya tarihinde ilk defa bir sahne kurularak yüzlerce insanın izlediği performanslar sergileniyor. Bunun en güzel örneklerinden birisini Antalya’da yer alan Aspendos’da görüyoruz. Tragedyaların tohumları M.Ö. 5 yy’da atılsa da kesin olarak başlangıcı için yüzyıl sonrası gösteriliyor.

Antik Yunan kültüründe bütün oyuncular erkek ve yüzlerine taktıkları maskeler ile sahnede yer alıyorlar. Tarihin M.Ö 5. & 6. yy. olduğunu düşünürsek bu bizi pek de şaşırtmıyor sanırım. Zaten 1660 yılında bir Shakespear oyununda rol alan Margaret Hughes’a kadar tiyatroda kadınlara yer verilmiyor. Bizde ise bu tarih ilk türk kadın tiyatro oyuncusu olan Afife Jale’nin 1919’da, Hüseyin Suat’ın Yamalar adlı oyununda Emel rolünde yer alışına kadar devam ediyor.

Sahne dekorunun oldukça sade olduğu bilgisine sahibiz arkaya asılan bir perde ve sahnenin ortasında bulunan bir kapı. Bu kapı bizi oyun sırasında arkasında ne olduğuna dair meraklara gark ediyor. Ara ara oyuncular kapısının arkasında yok oluyor ve içeriden sesler geliyor. Oyunun bir noktasında ise bu kapı aralanıyor ve arkasında yaşananlara tanık oluyoruz.

Sahnede oyuncuların önünde koro yer alıyor. Koro zaman zaman oyundaki karakterlere zaman zaman da biz izleyicilere sesleniyor. Bazen de karakterler ile direk diyalog haline giriyorlar. Tragedya türünde zaman genellikle şuan olarak geçiyor. Sonuçta insanların oturup izlemesine dayalı bir tür olduğundan daha önceki Antik Yunan edebiyatı türlerine göre çok daha kısalar. Bu türün öncü üçlüsü olarak Sophocles, Euripides ve Aiskhylos’u görüyoruz.

Peki Euripides’in Bakkhaları’nı bizim için diğer tragedya türlerinden ayıran şey ne oluyor? Sanırım ilk özellik ilk defa bir tanrının karakter olarak tüm oyun boyunca yer alması. Tabii ki Antigone’da yer yer tanrıların gelip olaylara müdahale ettiğini görüyoruz. Ancak bir insan gibi oyun boyunca aktif olarak orada değiller, bir iki sahneden sonra kendileri ile vedalaşıyoruz.

İkinci ayırt edici özelliği ise tiyatro tanrısı olarak da geçen Dionysos’u tiyatroya taşıyarak bütünsel anlamda bize bir ilki yaşatıyor olması. Hatta belki de son olabilir. Homeros’a göre birisinin benliğini anlayabilmemiz için ona “Adın nedir? Annen baban kimdir? ve Neredensin?” sorularını sormak gerekir. Dionysos için bütün bu soruların cevabını bir sonraki yazıda bulacağız. Sağlıkla kalın.

1 YORUM

Comments are closed.